Dört Anlaşma Mutlaka Okunması Gereken Bir Kitap

Don Miguel Ruiz’ in Dört Anlaşma isimli bilgelik kitabi bir çok farkındalık kitabından daha farklıdır. Gerçek anlamda anlaşıldığı takdirde,  hayatınıza başka bir bakış açısı kazandırır. Ben 3 kere okudum ve belki yine, yine okurum. Her seferinde farklı bir algıda okumak başka şeyleri görmenize yardım eder. Dört Anlaşma’yı yaşamınızda uygulamak hem kolay hem de değil. Bunun için biraz çaba gerekiyor.

 

  1. Anlaşma: Kullandığınız Sözcükleri Özenle Seçin
  2. Anlaşma: Hiçbirşeyi Kişisel Algılamayın
  3. Anlaşma: Varsayımda Bulunmayın
  4. Anlaşma: Daima Yapabildiğinizin En İyisini Yapın

 

  1. Anlaşma, Kullandığınız Sözcükleri Özenle Seçin

 

Sözleriniz, saf ve  kusursuz olmalıdır. Kullandığınız sözcüklerde kusursuz olabilmeniz ilk anlaşmadır. Sözlerinizi özenli bir seçicilik ile kullanmak yani saf ve temiz sözcükler kullanmak enerjinizin doğru kullanımıdır. Bu enerjinizi sevgi ve gerçek olan yöne doğru kullanmak anlamına gelir. Kendinizle sözleriniz ile saf olacağınız doğrultusunda bir anlaşma yaparsanız enerjileriniz bu doğrtulda değişir. Sözler sihirlidir. Bu niyet ile yapılan anlaşma sizi özgürleştirir. Siz bu niyete girdikten sonra yani saf ve temiz sözcükler kullanmaya başladıktan sonra size karsı olan kçtü ve negatif kelimere karşı savunma sistemizni bağışıklık kazanacak ve olumusuz kelimeler size karşı kullanıldığında etkilenmez olacaksınız. Sözlerin enerjisi büyüktür ve dogru kullanıldığunda en güzel hediyedir bize. Insanlar sözleri ile size büyü yaparlar. Kara büyü onların yargı ve negatif sözlerine inanmak ile başlar. Ilk anlaşmaya uymak zihni temizler ve sevgi ortamını hazırlar.

Yapılacak ilk şey bütün anlaşmaları ve yeminleri bozmaktır.

2. Anlaşma, Hiçbirşeyi Kişisel Algılama

Söylenen sözleri kişisel algılamak, söylenen şeyin doğru olduğunu sanmak ile mümkündür.  O anda sözler yaptığınız anlaşma karabüyüyü devreye sokar. Bizler herşeyin kendimiz ile ilgili olduğunu sanarız. Varsayımların nedeni, kendini herşeyin merkezinde sanma durumudur. Karşınızdaki insanlar sizi merkeze koyan hiçbir şey yapmaz aslında. Birşeyi kişisel algıladığımızda, kendi dünyamızı karşı tarafa empoze etmeye çalışırız. Ama duurm kişisel değildir. Herkes kendi duygu ve düşüncelerini ifade eder. Bunu kişsel algılamak sizdeki o yaraya basmış demektir.  Varsayımlar ile algıladığınızda direk saldırı ve savunmaya geçersiniz. Ve haklı çıkmak için çaba başlar. Ettiğiniz hakaret, bakış açınız hepsi sizi yansıtır.

3. Anlaşma, Varsayımlarda Bulunma

Varsayımda bulunmak demek, varsayımlarımızın gerçek olduğuna inanmaktır. Başkalarının söz ile bize direk olarak söylediği şeyler,  kişiler algılanırsa karşımızdaki kişiyi suçlar ve saldırıda bulunuruz. Işte bu davranış sonucunda sorunlar başlar. Haklı çıkma hali başgösterir. Ve bunu kanıtlamak için sürekli suçlama ve ve saldırıda bulıunur kişi. Drama kraliçeri hayatı karşı tarafa zehir etmeye başlar böylece. Drama yaratan kişi yargılar, suçlar ve yalanlar uretir. Beklenti içinde olan kişi bunun karşılanması için her şekilde olay yaratır ve inanır. Insan beyni ilginç çalışır. Bır hareketten bir çok sonuç çıkararak varsayımda bulunur. Soru sormak yerine kendi beyninde üreten kişi çevresine zarar verir. Olan ile sanılan arasında fark vardır.

 

4. Anlaşma, Daima Yapabildiğinin En İyisini Yap

Son anlaşma ilk üç anlaşmanın sağlaması gibidir. Yaptığınız şeyin en iyisini yapmak her zaman en iyisini yapar olmanız demektir. Her iyi yaptığınız en iyi olacaktır. Yaptığınız şeyler içinde bulunduğunuz şartlara göre hep en iyi olacaktır.  Her zaman yapabildiğinizin en iysini yapın. O zaman yapamamak için mazeret bulamazsınız. Bu dört anlaşma uyguladığınız sürece hep daha ıyı olmanızı sağlayacaktır.

Bu dört anlaşma bilgiyi bilgeliye döniştürme ustalığıdır. Hayatınızı, anınızı, akışınızı değiştirme ustalığıdır.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yazmak İster misiniz?

Email adresiniz yayınlanmayacak.

*