Frekans Yükseltmek

Bilinç ve titreşim frekansı birliktedir.

Düşük frekansta olduğunuzda azalmış bilinç durumunda olursunuz ve algınız sınırlıdır. Yüksek frekansta olduğunuzda da artan bilinç durumunda olursunuz ve algınız yükselir. Düşük titreşim frekansındayken kavrayış gücünüz azalır, çünkü egonuz yaşam gücünüzün ve enerji kaynağınızın akışını engellemektedir.
Aynı zamanda sevgi ve sezginin de ulaşımını kısıtlar.
Frekansınız ne kadar yüksekse ufkunuz o kadar geniştir. Çünkü vücudunuz ve zihninizin yaşam enerjisi alma kapasitesini arttırırsınız. Frekansınızı yüksek tutup koşulsuz ve yargısız sevgi içinde olmak, sizinle iletişim halinde olan her şeyin frekansını arttırır.

Duygularınız kimyasal bir bildirim sistemi gibidir. Duygularınız günün her anında frekansınızın ne olduğunu bildirmek için varlar. Bu yüzden frekans denince negatif ve pozitif şekilde düşünebiliriz. Bu aralıklarda milyonlarca frekans mevcut. Fakat frekans yükseltme konusunda en önemli husus, negatif ve pozitif frekansların ayrımını yapabilmek. Bunu bilmenizin yolu da duygularınızdır. İyi hissettirmeyen bir duygu hissediyorsanız bu düşük bir frekanstadır.
İyi hissettiren bir duygu içerisindeyseniz bu sizin yüksek bir frekansta olduğunuzun kimyasal bir göstergesidir. Bu yüzden frekans arttırmak, daha iyi hissetmek demektir.

Peki duyguları yaratan ne? Düşüncelerimiz.
Duygularımız, düşüncelerimizin aynasıdır ve düşünceler de frekans biçimindedir.

Frekansınızı yükseltmenin en emin yolu iyi hissettiren düşünceleri bulup bilinçli olarak onları seçip düşünmek. Hiçbir şey ne düşündüğünüzden ve neye odaklandığınızdan daha önemli değil.
Bir insanın düşük frekanstaki insanlarla iletişim halindeyken çok yüksek bir frekansta olabilmesinin sebebi budur.

Kötü hissettiren şeylere odaklanıp yüksek frekansta olmanız olanaksız.
Bir örnek vereyim. Hastanede olan birçok müşterim var. Hastaneye gidip sigorta şirketlerinin onlara yaptığı haksızlıklara, hastalıklarına, içinde oldukları acıya odaklanırsam ne onlara ne de kendime bir yararım olur.
Bunu yaptığım zaman, onlara sevgimi koşulsuzca veremem, onların durumuna negatif olarak odaklanmış olurum. Bunu yaptığımda sadece sağlıklarını kötü etkilemiyor, aynı zamanda onlarla beraber olamıyorum. Bu da düşük frekanstaki insanların ihtiyacı olan şeyler. Onlarla birlikte olmanız ve pozitif olmanın nasıl olduğunu onlarla paylaşmanız. Acı çeken birini ziyarete gidip onun sağlığı yerine acısına odaklanırsam benim frekansım da anında düşer. Peki ne yapmalıyız?
Onların bizim gözümüzdeki sağlıklı versiyonuna odaklanmalıyız. Onları ne rahatlatıyorsa ona odaklanacağız. Onların yaratıcı, sonsuz varlıklar olduğuna ve bu değişim sürecinde (belki ölürken bile) onların elini tutmanın hissettirdiklerine odaklanacağız. Gözlerine bakıp sözsüz bir şekilde korkulacak bir şey olmadığını ve yalnız olmadıklarını onlara ifade etmeliyiz. Bunu yaparak onların yanında olabilirsiniz. Bu tarz odaklanmayla onlara koşulsuz sevgi ve enerji vermiş olursunuz.

Şu an negatif düşüncelere odaklanıyorsanız, yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri meditasyon.
Meditasyon yaparken düşünceleri durdurabiliyoruz. Alternatif olarak, farkındalık pratiği yapabilirsiniz. Yargılamadan, eleştirmeden kendinizi(düşüncelerinizi) sadece izliyorsunuz. Bir şeyi yargılmadan izlerken yaptığınız, düşünceye bakıp ona enerji sarf etmemek, onu beslememektir. Bir düşünceyi besleyip ona enerji sarf ettiğinizde o düşüncenin doğruluğuna bağımlı olursunuz.
Düşünceleri izlediğinizde, doğru veya yanlış olmalarının bir önemi yok. Çünkü onlar artık sadece düşünce. Yani düşüncelerin gelip gitmesini gökyüzündeki bulutların geçişi gibi izleyeceksiniz.
Hissettiğiniz, farkına vardığınız şeyleri yargılamayın. Bu, egodan ayrılmaktır. Bırakın egonuz istediklerini size ifade edebilsin. Bu, öfke, hüzün, kendini savunma… her şey olabilir. Her neyse, ortaya çıkmasına izin verin. Hislerinizi yazmak da yararlı olacaktır. Her neye ihtiyacınız varsa; ağlamak, bağırmak, yastık yumruklamak, onu yapın.
Burada yaptığınız şey, enerjiyi boşaltmak. Karşınıza çıkan iyi olmayan şeylere direnmeyin. Buna sadece enerji boşaltımı olarak bakın. Sizin frekansınızı neyin daha iyi bir frekansa çekeceğini en iyi siz bilirsiniz. Başka bir deyişle, sizi en iyi hissettiren şeyleri en iyi siz bilirsiniz.

Frekansınızı arttırmak için yapabilecekleriniz sınırsınızdır. Ama ben insanları genel olarak incelediğimde değişime en çok sebep olanları size anlatacağım:

Yaşam biçiminizi, inançlarınızı, korkularınızı ve yargılarınızı bilinçli olarak değiştirin ve bunu yaparken sezginizi kullanın.

Müzik, frekans arttırmada kullanabileceğiniz en iyi şeylerden biri. Çünkü egoyu geride bırakıyor ve zihnin sınırlarını aşıyor. Ego, müziğin frekansına direnemez. Müzik dinlediğinizde, frekansınız dinlediğiniz müziğin frekansına yükselir. Şimdi işiniz, ne tarz müzik sevdiğiniz konusunda kendinize karşı dürüst olmak.

Yüksek frekanstaki yerlerde, yüksek frekansta insanlarla beraber vakit geçirin. Bunlar spiritüel öğretmenler, arkadaşlar, hayvanlar, kristaller olabilir. Doğanın da frekansı çok yüksektir. Çünkü doğa her zaman teslimiyet halindedir. Ne zaman yüksek frekansta olan bir şeyin yanında zaman geçirirseniz, bu sizin frekansınızın da artmasına neden olur.

İlham verici her şey frekansınızı yükseltecektir. Size ilham verecek kitaplar okuyun, ilham verici filmler izleyin, ilham verici konuşmaları dinleyin.

Fiziksel hareket sadece enerjinizin daha aktif olmasına ve beyne giden oksijen miktarını arttırmakla kalmaz, aynı zamanda vücutta endorfin salgılanmasını da sağlar. Fakat, beğendiğiniz, hoşunuza giden egzersizleri yaptığınızdan emin olun. Zorla yaptığınız egzersizler frekansınızı düşürebilir.

Tıpkı frekansınızın müziğin frekansına yükselmesi gibi aroma terapi ve renk terapisi de frekansınızın aromaterapide kullanılan malzemenin veya kullandığınızın rengin frekansına yükselmesini sağlayacaktır.

Minnetarlık veya olumluluk defteri tutun. Yazı yazarken hangi frekanstaysanız o frekansı daha da güçlendirirsiniz. Odaklandığınız pozitif şeyleri yazarken, zaten yüksek olan frekansınız daha da güçlenir.

Araba sürerken etrafınızdaki pozitif şeylere dikkat edebilirsiniz. Görmek istediğiniz şeylere, baktığınıza sizi iyi hissettiren şeylere dikkatinizi vermeyi amaçlamalısınız. Yolda ilerlerken “Yandaki arabanın rengi hoşuma gitti.” veya “Şu annenin yürürken çocuğunun elini tutması çok hoşuma gitti.” diye düşünebilirsiniz.

Suda vakit geçirin. Işık, fiziksel olarak kaynak enerjinin (saf, koşulsuz sevgi) frekansına en yakın frekansa sahiptir. Su da en yakın ikincidir.
Kaynak enerjinin frekansına çok yakın frekansa sahip olduğundan suda ne zaman vakit geçirirseniz frekansınız yükselecektir. Bu yüzden duş almak çok iyi gelir ve suyun bizi temizlediğini hissederiz, çünkü enerjisel olarak gerçekten de temizler.

İyi niyetinizi göstermek de frekansınızı yükseltir.

Kendinize yönelttiğiniz her soru, farkındalığınızı arttıracak ve sizi korkunun yarattığı illüzyondan uzaklaştıracaktır. Kendinizi daha çok bildikçe, daha orijinal düşünmeye başladıkça yüksek frekansta kalmak daha kolay olacaktır.

Gülümsemenize ve kahkaha atmanıza neden olabilecek her şey frekansınızı arttırır. Kahkahayı artmış frekansın sonucu olarak düşünebilirsiniz. Frekansınız yükselirken önceki enerjinin bir kısmı salınır. Bu yüzden sizi güldüren, gülümseten şeylerle vakit geçirin.
Olumsuz düşüncelere direnmeyin. Ateşi ateşle söndüremezsiniz. Bundan dolayı bulunduğunuz durumu kabul edin. Bunu sağlıklı bir şekilde ifade etmeye çalışın ve sizi iyi hissettiren duygunun izini sürmeye bakın.

Frekansınızı yükselten, dış etkenler değildir. Çünkü hiçbir şey sizin davetiniz olmadan gerçekliğinizde olamaz. İnsanlar, aroma, müzik size kendi yüksek frekansını sunar. Bu frekansı edinip almak artık sizin seçiminizdir. Bu sizin seçiminizdir. Bazen bu seçim bilinçli olmaz ama her zaman bir seçim yaparız.

Alıntı

Facebook Yorumları

İlginizi Çekebilir

Yorum Yazmak İster misiniz?

Email adresiniz yayınlanmayacak.

*