Etramızdaki Mitomaniler (Profesyonel Yalancılar)

Hiç bir şey elde edemeyeceğini bildiği halde, kendisi ile ilgili ilgisiz her konuda gerçekleri çarptıran olayları kendini haklı gösterecek şekilde anlatan kişilerin hastalığıdır Mitomani. Mythomania asıl literatürde geçen adıdır. Konu ile ilgili yaptığım bir çok araştımada aynı sonuca vardım. Kayanaklara bakıldığında mitomanların vicdanlarından uzaklaşmış kişiler oldukları belirtilir. Kime nasıl zarar verecekleri bilerek yalanlar söylemede ustadırlar. Ancak hastalıklarının ayırıcı özelliği yalan söyleyen bir kişi ile mitomani hastalığına sahip kişi arasında onlar zamanla kendi yalanlarına inanır hale gelirler. Mitomanlar her durumda kendilerinin haklı olduğuna inanırlar ve suçlarının üzerini kapatmaya çalıştıkça yalan üzerine yalan söylerler. Tek amaçları kendi haklılık ve çıkarları üzerine kurdukları dünyalarının devamını sağlanmaktır. Bir olaydan kurtulmak ya da bir şeyi elde etmek için yalan söyleyen kişilere hayatınızda mutlaka denk gelmişsinizdir. Mitomanlar bunu durumu günlük rutin haline getirmiş kişilerdir. Yalan söylemekten ve bununla diğer insanlara zarar vermekten büyük keyif alırlar. İlk zamanlar bu insanları tanımak zordur. Eğer sadece iş arkadaşınız ise hayatı ile ilgili söylediği abartılı yalanları anlamanız için zaman gerekebilir. Bu kişiler yenilgiyi kabul edemez. Varlıklarını sürdürebilmek için her türlü yalan oyununa girebilirler. Vicdan duygusundan yoksun oldukları için sadece içlerindeki öfke ve kompleks ile zarar vermeye bayılırlar. Halk arasında ‘Profesyonel Yalancı’ denir bu insanlara. Hastalıklı kişi istediği zararı verene kadar ya da isteği makamı, parayı elde edene kadar yalan dünyasını sürdürür. Yalanlarının açığa çıkması halinde hiç bir insani tepki göstermezler utanma ya da suçluluk duymak ya da özur dilemek gibi. Her ortamda dikkatlerin üzerlerinde olmasını isterler ve abartılı yalanlar ile bunu sağlamaya çalışırlar. Mesela sürekli evlenme teklifi aldığını anlatır kız arkadaşlarına ya da ayrıldığı sevgilisinin hala peşinde olduğundan bahseder. Ve bunu destekleyici ortamlar yaratmaya çalışırlar. Yalanlarının ortaya çıkması durumunda o an da öyle söyledim diyecek kadar kayıtsız kalabildikleri gibi varlıkları tehlikeye girdiğinde abartılı tepkiler ile yalanı sürdürmeye devam ederler. Ağlama krizi, öfke patlamaları ve hakaretler ederek durumu bastırmaya çalışmak en belirgin özellikleridir. Bu tip insanlardan korunmanın yolu mümkün olduğunca uzak durmaktan  geçiyor. Bu hastalık sahibi insanlar yıkıcı zarar vermeyi de severler. Kendi mutsuz dünyalarında etraflarındaki kimsenin mutlu olmasına dayanamazlar. Her durumda, her olayda yalanlar ile haklılık peşine düşerler ve mazlumu oynamayı severler. Bir süre inanabilirsiniz ama yakınlaştıkça durum fark edilir Yakın çevreleri onların sürekli yalan söylediğini zaten bilir ancak organik bağları varsa kopamazlar. Kendi eksiklerinin farkında oldukları için ilgi odağı olmadıkları yerde abartılı yalanları ile konuşur merkezde olmaya gayret gösterirler. Fakat doğru her zaman ortaya çıkar ve onlar hep yalnız kalmaya mahkumdur. Aileleri, eşleri ve hatta çocukları bile katlanamaz onlara.

Pedagog ve Yaşam Koçu Neslihan Yanç

İlginizi Çekebilir

Yorum Yazmak İster misiniz?

Email adresiniz yayınlanmayacak.

*