Maneviyat Hayatımızı Ne Kadar Yönlendiriyor?

     Günümüzde yükselen teknoloji ve değişen değerler manevi dünyaya bakışımızı da yönlendiriyor. Ruh dünyasının ihmal edilmesi, inanç boşluklarını kara delik kıvamına getirdi. Maddi kaygılar ve yaşam savaşı (artık sadece hayatta kalmak için savaşan savaşçılara dönüştük) yüzünden kendi benliğini unutan insanlar ordusunun bir üyesiyiz sadece. Oysa yaşam amacımız sadece kendi maneviyatımız ile buluşmaktı. Manevi dünya, uçsuz bucaksız bir evrenin algısında bir sonsuzluk barındırır. Her şeyi içine alır ve aslında hiçlik ile doludur. Manevi yanı güçlü insanlar hayatta karşı daha sağlam ve dayanıklı oluyorlar. İnanç sistemleri, büyüdüğümüz aile ve sosyal çevre bunu arttıran ya da hiç sayan algılarımızı desteklerken bizim farkındalığımızın artması ile doğru orantılı bir hal içinde. Trend olduğu için retro akımına kapılmak bile eksilen değerlerin bir göstergesi. Bir şeye (Tanrı, Allah, Yaratıcı, Evren hatta Uzaylılar) inanmak sizi aciz göstermez. İnanırsam güçsüz sanılırım düşüncesine sahip bir çok genç insan tanıyorum. İnanç kalbi besler, ruhu dinç, zihni hayatta tutar aslında. Sadece biraz daha vicdan sahibi olmamıza yardım etmez. Bütünümüzü geliştirir. Ne kadar inkar ederse etsin bütün insanlar inanma ihtiyacı içindedirler. İnanç eksiliği günümüzde pek çok yanlışı beraberinde getirir oldu. Bu durum yeni olmamak ile birlikte, gelişen teknoloji sayesinde daha fazla haberdarız sadece. İnançlı değilim ama vicdanlıyım durumu ise tamamen yanlış. Nedenine bakacak olursak  zaten içinde saklı. Vicdan denilen duygu içinde yaradılana sevgi beslemeyi barındırır. Yaradılan, yaratımındaki mükemmellik yüzünden bunu hak etmiştir. Bir yaratıcı olduğunu inkar eden biri zaten yaratılmışa karşı ne sevgi, ne vicdan besleme duygusuna sahiptir. Çocuklarımıza korkuyu ve cezalandırılmayı öğretmek yerine, sevgiyi ve bunun ödüllerini anlatmak şart. Korku imparatorlukları kurduğunuz çocuk zihinler, büyüdüklerinde en büyük korkularını inkar ederek kurtulma yolunu seçiyorlar. Oysa ki her yolun sonu sadece sevgiye çıkar. Sevgiyi ekmek ve büyütmek bu kadar kolay iken korkutarak itaati sağlamak çok zordur. Güçlü inanç, hayata karşı daha güçlü bir savunma ve daha pozitif bir yaşam alanı yaratır. Pozitif enerji bizler için gerçek anlamda koruma kalkanı yapabilir. Bunu yaşamımıza çekmek ve kullanmak sadece bizim elimizde ve üstelik bir o kadar da kolay.

Neslihan Yanç

İlginizi Çekebilir

2 Yorum

  1. hasan kirazlı says

    o kadar çok yorum yapılıpda tek sonuca ulaşılacak bir konu aslında. dünyayı yaşanmaz hale getirende bu inanç boşluğu yada zayıflığı diyebiliriz.

Yorum Yazmak İster misiniz?

Email adresiniz yayınlanmayacak.

*