Enerji Vampirleri

     Enerji vampirleri uzun zamandır ilgimi çeken bir konu. Bir çok danışanım da değişik şekilerde bunu dile getiriyor zaman zaman bu konuyu. Bir insan ile tanıştığımız ilk anda bir enerji bağı kurarız. Aramızda oluşan bu enerji alışverişini ben şöyle tarif ediyorum, iki kişinin birbirine yolladığı (sapladığı) görünmez kablolar. Bu öyle bir bağ ki ayrıldıktan sonra ve de hatta hiç görüşmeseniz bile kesmediğiniz sürece kopmayan bir bağ. Bu bağlar elbette görünmez. Enerjisi yüksek insanlar, enerjisi daha düşük insanları bir şekilde farkında olmadan besler. Bedenimiz sadece etten kemikten oluşmaz. Bütün bedenimizi saran enerjiler vardır. Bu enerjileri kalkana benzetebiliriz. Bedenselliğimizin dışında vücudumuzu saran enerjiler kişiseldir. Her insanınki kendine özgüdür. Kişinin endişelerini, sevinçlerini, hüzünlerini barındırır içerisinde.

     Iki kişi birbiri ile iletişime girdiği andan itibaren görünmez bağlar kurulmaya başlar. Gerçek aşkı yaşarken insanlar birbirlerini çok daha rahat hissederler. Birbirlerine olumlu enerji akışı içerisinde olurlar. Dengeli bir ilişkide bu enerji akışı kişilerin enerji dengesini bulmalarına yardımcı olur. Bu bağlar iki kişi bedenlerini birbirine açtığında çok daha kolay kurulur. Yani cinsel ilişkilerde. Bu yüzden bedenimizi kime karşı savunmasız bir hale getirdik çok dikkat etmeliyiz. Bu şekilde oluşan bağlarda olumlu enerjiler birbirine aktığı gibi, olumsuzluklar, bilinçaltı kalıpları, yaşam enerjileri de karşılıklı olarak akmaya başlar. Ve aniden değişen ruh hallerini yaşarız. Birden bir huzurluk kaplar bazen içinizi sebebsiz. Çünkü oluşan bağlar ile beslenir ve besleriz. Bir şekilde, beslenme bizi dengede tutar. Fakat başkalarına karşı oluşturduğumuz bu bağlar bizi onlara karşı bağımlı hale getirir. Onlar tarafından destek göremediğimiz anda kızgın ve öfkeli oluruz. Desteklerini almak içinde zaman zaman onlara karşı ilgi çekme oyunlarına gireriz. Bu enerji alışverişi bilinçli yapılan bir şey değildir. Enerji vampirlerinin en belirgin özellikleri (sizden beslenemekdikleri zamanlar) kişileri suçlu hissettirmektir. Bunun içinde kullandıkları en iyi yöntem bağırmak, hakaret etmek, aşağılamak ve alay etmektir. Bazen de kendisini acındırma yoluna giderler. Ve enerjisi çalınacak olan kişi bu duruma inanırlarsa enerji akışı başlar. Seninle konuşmak iyi geliyor bana derken karşı tarafın enerjisi ile beslenip onun ne olduğuna aldırmayacaklar. Sizin enerjiniz çekildikçe karşı tarafın yükselir. Enerjisi çalınan taraf asabi, yürek sıkıntılı ve günlük işlerini bile yapamaz durumda olur. Yaşam enerji alanımız küçülür ve bize yeterli yaşam enerjisini sağlayamaz olur.

     Bu şekilde beslenmek kişiyi dengeli yapsada sağlıklı değildir. Buna yatay beslenme denir. Bundan kurtulmanız için kişiler ile enerji bağlarını kesmeniz gerekmekte. Bunu kendiniz yapabildiğiniz gibi destek de alabilirsiniz. Böyle bir duruma maruz kalmamak için kişinin kendi kendini beslemesi gerekir, buna dikey beslenme denir. Kimseye bağımlı olmadan, kimsenin enerjisini çalmadan beslenme şeklidir.

Neslihan Yanç

İlginizi Çekebilir

Yorum Yazmak İster misiniz?

Email adresiniz yayınlanmayacak.

*