1950’ler Tarzı

     1950’ler bugün bile günümüz trendlerini belirleyen klasik çizgilerin oluştuğu yıllardı. Tayyör dediğimiz etek ceket stili, kalem etekler, prenses yakalar, stilettolar o günün ikonik trendlerinden günümüze kadar taşınmış ve günümüzde klasik olmuş parçalar. 1950’lerde ne oldu da moda birden harika bir çizgiye geçti. İkinci Dünya Savaşı ile başlayan tasarruflu dönem modayı geri plana itti. Savaşa giden erkekler ve onların yerine bir çok erkek işinde çalışan kadınların modayı düşünecek hali kalmamıştı. Savaşın bitmesi ile yeniden ev kadınlığına dönen hanımlar kısıtlı bütçeleri ile de olsa modayı hareketlendirdiler yeniden. Bu yıllarda ev dekorasyonu da değişmeye başladı. Dior Peplum akımını başlattı. Korseler ile hanımlar ince kıvrımlarına yeniden kavuştular. Kloş etekleri ile de uçuşan modaya Chanel ‘den karşı atak gecikmedi. Savaş yıllarında maskülen tarzı benimseyen kadınlar için yakasız daha erkeksi takımlar tasarladı. Savaş yıllarında çalışmaya, özgürleşmeye alışan kadınların yeniden ev kadını olmaya niyeti yoktu. Tüvit takımlar, küçük kepler ve yarım eldivenler maskülen akımı destekler nitelikte idi. O yılların en öne çıkan detayı ise elbiselerdi. Modellerinden çok vurguladıkları detay ile yerini aldı elbiseler. Kadın ne giyerse giysin zarif ve güzeldir imajı vermeli idi. Savaşın en önemli parçası siyah düz matem elbiseleri idi. Coco Chanel sayesinde asaletin simgesi haline dönüştü siyah elbiseler. 1950’ler moda akımı pek çok dinamik akımın bu güne taşındığı daha çok yazıların yazılacağı bir dönem

Neslihan Yanç

İlginizi Çekebilir

Yorum Yazmak İster misiniz?

Email adresiniz yayınlanmayacak.

*