Çocuklara Hayvan Almak Ya da Almamak

     Bir çok çocuğun en büyük hayali evin içinde dolaşan minik bir yavru kedi ya da bir yavru köpektir. Bu konuda çok ısrarcı olan yavrularımıza hayır demek çoğu zaman anne baba için neredeyse imkansızdır. Evde hayvan beslemek istemeyen bir çok ebeveynin kendilerine göre haklı nedenleri olabilir. Ama çocukların aşırı ısrarcı tutumlarına karşı koymak bazen oldukça zor. Bazı yetişkinler için evde hayvan beslememenin bahanesi, onların pis olması ya da çocukta alerjik hastalıklara neden olunmasından korkulması. Bu yüzden evde hayvan beslemenin pozitif ve negatif yanlarını iyi analiz etmekte fayda var. Son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, küçük yaşlarda hayvanlarla temas eden çocuklarda ileride astım tarzı alerjik hastalıklara daha seyrek rastlandığını göstermiştir. Pis sandığımız köpeklerin salyalarında çok bol miktarda antimikrobiyal madde vardır.

  Tabi burada bazı hastalıklara eğilimi olan, astım ya da alerjik olan çocuklardan bahsetmiyoruz. Tuvalet eğitimi almış, aşıları ve tüy bakımı yapılmış bir hayvan yavrumuza pek çok şeyi öğretir. Sevmeyi, paylaşmayı, yaşayan her türlü canlıya saygı duymayı. Ayrıca sosyalleşmelerine de katkı sağlar. Bütün bunlara ilaveten beslediği hayvanının sorumluğunu alan çocukta sorumluluk bilinci de gelişir. Bütün bu özellikler düşünüldüğünde çocuklarımıza hayvan sevgisini aşılamak ve desteklemek gerekiyor. Buraya kadar çizdiğimiz tablo tabi çok pozitif ama bunun bir de diğer yönü var. O pek pozitif değil. Çocukların bir anlık istekleri ile alınan hayvanlar onların hevesi geçince ilgisizlik, hareketsizlik ve yalnızlık ile karşı karşıya kalıyor. Bu durumda bütün sorumluluk ebeveynlerin üzerine kalıyor ve tabi son nokta sokağa yada barınaklara bırakılan hayvanlar. Hayvan beslemek isteyen çocukların bu istekleri, çoğunluk ile gelip geçici olduğundan bu durum çok iyi analiz edilmeli ve çocuğun bu sorumluluğu alabileceğinden emin olunmalıdır. Çocuğunuz bu sorumluluğu alamayacak kadar küçük ise, onunla bu konuda bir anlaşma yapabilirsiniz. Ona belli bir yaş sınırı koyarak, hayvanının sorumluluğunu alabileceği kadar büyüdüğünde bu konuyu tekrar konuşma ve düşünme garantisi vermek bir çözüm yolu olarak düşünüle bilinir. Ayrıca günümüzde bütün bu hayat koşturmacası içinde bakamayacağımız bir canlıya bunu yapmaya hakkımızda yok. Büyük bahçeli bir  evde 3 tane köpekle büyümüş ben bile bugün bir hayvan sahibi değilim. Gerek hayatımın yoğunluğu gerekse bir abartman dairesinden yaşamanın getirdiği zorluklar buna engel teşkil ediyor. Evinize hayvan almadan önce çok iyi düşünmeli ve aldığınız hayvanında duyguları olduğunu unutmamalısınız.

 Neslihan Yanç

İlginizi Çekebilir

Yorum Yazmak İster misiniz?

Email adresiniz yayınlanmayacak.

*